featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Bölgenin Kalbi: Olçar ile Doğrusal Bir Bakışta Bölgesel Gerilimler ve Olası Senaryolar

Bölgenin Kalbi: Olçar ile Doğrusal Bir Bakışta Bölgesel Gerilimler ve Olası Senaryolar

ABD–İsrail ile İran arasındaki Lübnan sahasındaki ateşkese dair son gelişmeleri analiz eden Olçar, yaşanan gerilimin kırılgan yapısını vurguluyor. Son günlerde ABD’nin birkaç atış adımı ve İran’ın buna karşılık verdiği bir dönemde, bir masa etrafında yürütülen görüşmelerin canlı tutulmaya çalışıldığını ancak kritik şartların hayata geçmediğini belirtiyor. Lübnan cephesinin durdurulması ve bölgede operasyonların askıya alınması yönündeki taleplerin sonuçsuz kaldığını ifade ediyor. Bu süreçte ABD, bir müzakere çerçevesi kurmaya çalışsa da başarısızlığa uğradı ve sürece ilişkin umutlar zedelendi.

İsrail’in devam eden hava saldırılarına karşı İran’ın dört aşamalı karşı atağıyla Hayfa kenti hedef alındı. Altyapının vurulduğu iddiaları üzerinden sürüp giden bu sıcak çatışmada, ABD ile Trump’ın arabuluculuk çabalarının kayda değer bir ilerleme getirmediği görülüyor. İsrail ise bu görüşmeleri görmezden gelerek kendi operasyonlarını sürdürdü ve Tahran, İsfahan, Kerec, Tebriz ve Kirmanşah gibi şehirlerin vurulduğunu ileri sürdü. Bu çerçevede Hizbullah’ın düşük maliyetli ve etkili tank avcılığı sistemleriyle yaklaşık 7–8 milyon dolarlık bir hedefi ortadan kaldırabildiği belirtiliyor; ekipman ve eğitimli kadrolarla sahada önemli bir başarı elde edildiği vurgulanıyor.

İran’ın ilk kez doğrudan darbe ile karşılık vermesi, Olçar’a göre artık kayda değer bir dönüm noktasıdır. İran’ın savunma konseptinin gelen saldırıları kendi toprağında bekleyip karşılık vermek üzerine kurulu olduğu dönemlerden, bu kez öne geçerek Lübnan’a yönelik operasyonların da İran’a karşı bir yanıt olarak değerlendirilebileceğini işaret ediyor. Böylece Lübnan içindeki harekâtlar da İran’a karşılık bulabilme olasılığı taşıyor.

Trump’ın görünürdeki çaresizliği hakkında konuşan Olçar, ABD Başkanı’nın iç politika, ekonomi ve Kongre seçimleri nedeniyle müzakere masasından yana durduğunu ifade ediyor. Kamuoyuna Hürmüz Boğazı’nın açıldığı yönünde bir mesaj vermeyi hedefleyen Washington’un, aslında bu iletmeyi sadece hâlihazırdaki durumdan daha kötü bir konuma sürüklediğini belirtiyor. Hürmüz zaten açıkken, bu adımın fark yaratmadığını ve kamuoyunun bunu kabul edip etmeyeceğinin belirsiz olduğuna değiniyor.

İsrail’in ABD desteğiyle bölgede yeni bir operasyon ihtimali hakkında ise Olçar şu değerlendirmeyi yapıyor: ABD’nin karşı taraflardan bazı geçişlerde para talep etmesini ve gümrük işlemlerini kolaylaştırmasını talep edebileceği, masa üzerinde ortak bir noktaya varma ihtimalinin bulunduğu bir senaryo söz konusu olabilir. Ancak İsrail’in bu masayı dağıtma yönünde bir baskı kurduğu ve Trump’ın “Lübnan vurulmayacak” dediği, fakat kısa süre sonra yeni saldırıların gerçekleştiği bir tablo var. Trump’ın kendi kamuoyunda bir inanç oluşturmaya çalıştığı mesajlar ile Netanyahu’nun ABD desteğini koşulsuz almak için yürüttüğü çabalar, önümüzdeki günlerde bölgenin yeniden bütünlüklü bir harekâta sürüklenmesi ihtimalini canlı tutuyor. Bu durum, son kez bir darbe niteliğinde operasyonlar için zemin hazırlayabilir.

Bölgenin Kalbi: Olçar ile Doğrusal Bir Bakışta Bölgesel Gerilimler ve Olası Senaryolar
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir