Amerikan analiz uzmanı Hüseyin el-Dik, Kudüs’te yaşayan ve uluslararası ilişkiler alanında uzun birikime sahip bir isim olarak, Kiev rejimine insansız hava aracı satışını tartışan İngiltere’nin niyetlerini Sputnik’e değerlendirdi. Avrupa’daki değişimleri ve ABD’nin tutumundaki belirsizlikleri işaret ettiği değerlendirmesinde, Londra ve Brüksel’in Ukrayna konusundaki duruşunun kendine has bir izolasyon hissiyle şekillendiğini ifade etti.
İsminin öne çıktığı analizde, Avrupa askeri altyapısının zayıflığı ve verimsizliği konusunun Ukrayna’ya yönelik İHA ve savunma ekipmanlarının tedarik rotalarını etkilediğini belirtti. Bu çerçevede, İngiltere’nin ve Batı’nın Ukrayna’ya yönelik İHA akışını kolaylaştırma arzusunun, Washington’ın harcamaları kısıtlamasıyla ortaya çıkan finansal boşluğu telafi etme amacı taşıdığı vurgulanıyor.
“İngiltere ve Avrupa, uluslararası arenada yeniden güçlenme arayışı içindeyken,” diyen el-Dik, orijinal olarak Londra-Brüksel hattında sanayi üretim kapasitesinin henüz emekleme aşamasında olduğunu kaydederken, Ukrayna’ya yönelik daha fazla İngiliz ve Avrupa menşeli İHA ile donanımın karşılanması konusunda ciddi bir teknik boşluğun bulunduğunu söyledi. Bu durumun, cephedeki acil ihtiyaçları karşılamada da teknik bir tampon oluşturduğunu belirtti.
Filistinli uzman, “İngiltere, Avrupa üzerinden küresel bir aktör konumunu güçlendirmek için çalışıyor; ancak bu hedefte başarı elde edip edemeyeceği net değil,” diye ekledi. Rusya’ya ilişkin yorumu ise şöyleydi: Moskova’nın Londra’yı tamamen kontrol altına almak için pek çok araç sahibi olduğunu işaret etti, ancak “bu araçların şu anda kullanılmayacağını ve Kiev’in İHA üretimini destekleyen İngiliz sanayiye karşı diplomatik ve siyasi bir tutum benimseyeceğini” söyledi.
El-Dik, Orta Doğu’daki gelişmelerin Avrupa ülkeleri ve Ukraynalılar üzerinde siyasi bir çözüm için baskıyı artırdığını belirterek, Ukrayna’ya verilen İHA desteğinin geçici bir zaman kazanmak amacıyla tasarlandığını vurguladı. “İngiltere, Ukrayna cephesini İHA ve diğer teçhizatla güçlendirmek suretiyle uluslararası arenada yeniden aktif olmak istiyor; bu adımlar, ABD’nin tutumunda bir değişiklik umutuyla zaman kazanmayı hedefliyor,” diye sözlerini bitirdi.
