featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Sessiz Savaşın Yeni Dönemi: Hürmüz Boğazı ve İran Üzerindeki Etkiler

Sessiz Savaşın Yeni Dönemi: Hürmüz Boğazı ve İran Üzerindeki Etkiler

Ali Çağatay, Hürmüz Boğazı’nı şekillendiren yeni dengelerin sahada belirsizliğini sürdürdüğünü belirterek, süreçteki değişimin yeni bir döneme işaret ettiğini ifade etti. İran’ın sözleriyle ve sahadaki gelişmelerle, ABD’nin askeri stratejisinde de bir kayma olduğunu söyledi.

İbrahim Zülfikari’nin açıklamalarıyla, Amerikan savaş gemilerinin Hürmüz’e yaklaşmaktan ziyade menzil dışına yöneldiği ve bu çerçevede bölgeye avocado bir yaklaşım benimsemiştikleri ifade edildi. İran’ın bu bağlamda Hürmüz Boğazı’nı kapatması halinde ABD’nin savunmasını ve alternatif çare arayışlarını nasıl belirlediği sorusunun yanıtı, tartışmanın odak noktası oldu. İranlı yetkililer, artık füze göndererek ve bombalayarak İran’ı teslim almayı düşünmenin pratik olmadığını belirtti; halkın yönetimle omuz omuza durduğunu, çözülme beklerken çözümün halkla beraber geldiğini vurguladılar.

Hürmüz Boğazı’nın İran için “nefes borusu” olduğuna işaret eden Çağatay, bağımlılık ve tedarik hatlarının kesilme ihtimalinin süreci nasıl şekillendireceğini tartışırken, bu durumu Osmanlı’nın kuşatma örnekleriyle ilişkilendirdi. Amerika Birleşik Devletleri’nin sessiz bir savaş yöntemini dolaştırdığını söyleyen Çağatay, bu yaklaşımın sahnedeki gücünü zayıflatmayı ve karşı tarafı geri çekilmeye zorlamayı hedeflediğini ifade etti. Osmanlı’nın Bursa üzerinden alınışını anımsatarak, tedarikten yoksunlaşmanın etkisini vurguladı: Bu, yokluğa mahkum etmeyi ve boğmayı amaçlayan bir stratejidir.

ABD’nin İran’a karşı “sessiz savaş” stratejisiyle yeni bir dönemin başladığını belirten Çağatay, bu yaklaşımın geçmişteki benzer uygulamalardan farklı sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Körfez ve deniz yolunun kapanmasıyla İran’ın iletişim ve lojistik akışlarının kilitlenmesi ihtimali, sürecin dinamiklerini değiştirecek gibi görünüyor. Yeni döneme girildiğini ve savaşın kime karşı nasıl sonuçlar doğuracağını öngörmenin çok zor olduğunu dile getirdi. 28 Şubat’ta olduğu gibi bu kez de galibiyetin kimden yana olacağı konusunda net bir öngörüde bulunmanın güç olduğuna dikkat çekti.

Sessiz Savaşın Yeni Dönemi: Hürmüz Boğazı ve İran Üzerindeki Etkiler
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir