AB dışişleri bakanları, İsrail ile yürümekte olan ortaklık anlaşmasının kısmen askıya alınmasına ilişkin öneride uzlaşı sağlayamadı. Teklif, bazı üye ülkelerinin desteğine rağmen gerekli çoğunluğu elde edemedi. Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, toplantı sonrasındaki açıklamasında, önerinin gündemde kalmaya devam ettiğini ancak üye ülkelerin pozisyonlarını yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirtti. “Bugün böyle bir tablo görmedik, fakat tartışmalar sürecek” dedi.
Gündeme neden geldi? İrlanda, İspanya ve Slovenya, Gazze’deki insani durum ile Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini gerekçe göstererek AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın yeniden ele alınmasını talep etti. Bu anlaşma, 2000 yılından beri İsrail’e AB pazarında ayrıcalıklı erişim sağlıyor. İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, İsrail’in mevcut politikalarını sürdürmesi halinde ilişkilerin “aynı şekilde devam edemeyeceğini” ifade etti. Başbakan Pedro Sánchez ise İsrail’deki insan hakları ihlallerini gerekçe göstererek AB’nin ortaklık anlaşmasını feshetmesini önereceklerini söylemişti. Sánchez’in sözleri, “Uluslararası hukuku ve Avrupa Birliği’nin ilke ve değerlerini ihlal eden bir hükümet (İsrail), Avrupa Birliği ortağı olamaz. Bu kadar basit” şeklinde özetlenmişti.
Üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları tartışmada belirleyici oldu. Almanya ve İtalya gibi ülkeler, anlaşmanın askıya alınmasına karşı çıktı. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İsrail ile sorunların “eleştirel ancak yapıcı diyalog” yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı. Birliğin 27 üyesi için tam askıya alma oybirliği gerektirirken, kısmi askıya alınma için yeterli çoğunluk bulunamadı. Mevcut tablo, bu destekleri de sağlamadı.
İnsan hakları örgütleri ve bazı AB yetkilileri, İsrail’in Gazze’deki operasyonları ve Batı Şeria’daki yerleşim politikaları nedeniyle anlaşmanın askıya alınması gerektiğini savunuyor. Amnesty International, AB’nin bu konuda harekete geçmemesini “ahlaki başarısızlık” olarak nitelendirdi. Aynı şekilde milyondan fazla imza toplanmış sivil girişimler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da AB’ye İsrail ile ticari ilişkilerini sınırlama çağrısında bulundu.
