Yemen merkezli Jehood Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Abdel Sattar Al-Shamiri, Sputnik ile yaptığı konuşmada Husilerin İsrail gemilerine yönelttiği tehditler ve çatışmalara doğrudan dahil olma ivmesiyle krizin yeni bir aşamaya geçtiğini işaret etti. Ancak bu durumun hemen geniş çaplı bir savaşa dönüşmeyeceğini de vurguladı.
Dalga dalga yıpratma savaşının yükünü taşıyan bölgede son gelişmeleri ele alan analist, son dönemdeki çatışmaların uzun vadeli ve düşük yoğunluklu bir çatışma döngüsüne dönüşeceğini söyledi. Bu sürecin, tam anlamıyla bir savaş ya da tamamen barış olarak tanımlanamayacağını belirtti ve ilerleyen zamanda geçici anlaşmaların bile kalıcı olmayacağını ifade etti. Böylece gerilimin aralıklarla yükselip dalgalar halinde geri döneceği öngörüsünü paylaştı.
Husilerin sürece müdahale edişinin sahadaki dengeleri değiştirebileceğini kabul eden Al-Shamiri, İsrail’in Kızıldeniz üzerindeki deniz trafiğine doğrudan zarar veremeyeceğini savunuyor. İsrail’in tehditlere karşı alternatif güzergâhlar bulmayı başardığını belirtiyor. Krizden en çok etkilenecek taraflara dikkat çeken analist şu sözlerle özetledi: “En büyük zarar kıyı devletlerine yatıyor.” Kızıldeniz’e kıyısı olan ülkelerin deniz taşımacılığındaki aksamalarla doğrudan ekonomik etkilenmesi bekleniyor. Ayrıca Avrupa ve diğer küresel aktörler için de buna bağlı bir hassasiyet söz konusu.
Enerji güvenliği ve küresel tedarik zincirleri açısından değerlendiren Dr. Al-Shamiri, Kızıldeniz’deki güvensizliğin tedarik zincirlerini doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Gemi sigorta maliyetlerindeki yükselişin, özellikle enerji taşıyıcılarının maliyetlerini artıracağını ve bu durumun küresel piyasalarda fiyat baskılarını tetikleyebileceğini öne sürdü.
