featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. ABD Çok Kutuplu Düzeni Kabullenirse Avrupa’nın Hâli Ne Olur? Stratejik Dönüşüm ve Yeni Dengeler

ABD Çok Kutuplu Düzeni Kabullenirse Avrupa’nın Hâli Ne Olur? Stratejik Dönüşüm ve Yeni Dengeler

ABD’nin çok kutuplu dünya düzenini benimsemesi, Avrupa ülkelerinde temkinli bir kaygıya yol açtı. Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde yer alan bu yönelim, Rusya ile dengelerin yeniden kurulması ihtimalini işaret ederken, Avrupa’da ekonomik krizlerin ve enerji maliyetlerinin baskısını artırdı. Soğuk Savaş sonrası dönemde Avrupa’ya sağlanan ekonomik ve siyasi himayenin, krizler karşısında nasıl sarsıldığını gösteren bu süreç, bloklar arası bağımlılıkların yeni bir jeopolitik denklem içinde nasıl şekilleneceğini gündeme taşıyor.

Belgede Avrupa ile kurulan bağların yeniden gözden geçirildiği; Avrupa’nın enerji güvenliği ve ekonomik rekabet gücü konularında zayıflıklar yaşadığı görüşü dillendiriliyor. ABD, Çin ve Güneydoğu Asya’daki dinamiklerin ağırlık kazanmasıyla Avrupa’nın küresel dengelerdeki öneminin giderek azaldığını savunan analizler öne çıkıyor. Bu tabloya bakarken, Avrupa’nın kendi iç politikaları ve koordinasyon eksikliği de ele alınan bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Hasan Köni ile yapılan görüşmede, ABD’nin tek kutuplu düzenin yerine çok kutupluluğu kabul etmesiyle Avrupa’nın küresel ağırlığının küçüldüğüne dikkat çekildi. Belgede bahsedilen «teknolojik üretim», «teknolojik yarışma» ve «endüstriyel üretim» vurguları, rekabet odaklı bir dünyaya geçişin sinyallerini veriyor. Avrupa ise enerji maliyetleri, ekonomik zayıflama ve siyasi koordinasyon eksikliği nedeniyle bu yeni rekabet dengesinde kayıtlarda geride kalıyor.

Trump’ın amacı ise Güneydoğu Asya’da Çin’in etkisini dengelemek ve Ortadoğu’nun krizlerini hızla çözmek üzerine kurulu. Köni, bu sürecin Türkiye için de bir denge unsuru olarak görüldüğünü belirtiyor; Gazze meselesi ise bölgesel ve mezhepsel boyutlarıyla karmaşık bir tablo yaratıyor. Trump sonrası bu yaklaşımın sürüp sürmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.

Avrupa’nın kriz yükü sürüyor; Ukrayna krizinin etkileriyle Avrupa, ABD’ye olan bağımlılığını görürken enerji krizi, silahlanma baskısı ve göç dalgası gibi faktörlerle karşı karşıya kalıyor. Köni’ye göre NATO’nun doğu kanadını güçlendirme planları Türkiye için riskler doğuruyor ve Avrupa’nın güvenlik mimarisinde yapılanması yeniden düşünülüyor. Avrupa’nın, Amerikan petrolünden bağımlı hale gelmesi ve bölgesel çatışmaların etkileri, enerji maliyetlerini artırırken sosyal ve ekonomik yapı üzerinde baskılar yaratıyor.

Görüştüğümüz analizler, Avrupa’nın kendi iç dinamikleriyle hareket ettiği ve karar verici aktörlerin seçim tercihleri doğrultusunda hareket ettiği bir tablo çizerken, Amerika’nın askeri ve ekonomik politikalarının Avrupa üzerinden nasıl şekillendiğini gösteriyor. Avrupa, yeniden kendi bağımsızlık tercihlerinin ve savunma sanayisinin güçlendirilmesi gerekliliğini mi savunacak? sorusu ise bu süreçte kilit bir kırılma noktası olarak duruyor. Türkiye’nin konumu ise bu dönemde dengeleyici bir aktör olarak öne çıkıyor ve bölgesel çatışmaların mekânını değiştiren bir rol üstlenebiliyor.

ABD Çok Kutuplu Düzeni Kabullenirse Avrupa’nın Hâli Ne Olur? Stratejik Dönüşüm ve Yeni Dengeler
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir