ABD Dışişleri Bakanlığı, Lübnan ile İsrail arasındaki görüşmelerin 14-15 Mayıs tarihlerinde iki gün sürecek şekilde planlandığını açıkladı. Aracı rolünü sürdürürken, Washington’un bu kez “son 20 yılın hatalı denemelerinden” köklü bir kopuş hedeflediğini vurguluyorlar. Basın açıklamasında, taraflara yöneltilen mesajlar net: İki ülkenin hükümetleri arasındaki yoğun müzakere süreci, karşı tarafın güvenlik ve egemenlik kaygılarını kapsayacak kapsamlı bir barış ve güvenlik çerçevesi kurmayı amaçlıyor.
Görüşmeler, 23 Nisan’daki ve Başkan Trump liderliğindeki oturumların devamı olarak tanımlanıyor ve her iki heyetin, iki ülkenin temel kaygılarını esas alan, ayrıntılı müzakerelere katılarak ilerleme kaydetmeyi hedeflediğini belirtiyor. Uzun süredir süregelen yaklaşımın son bulması vizyonu ile ilerleyen bu süreçte, terör örgütlerinin kökleşmesi, Lübnan devletinin otoritesinin zayıflaması ve İsrail’in kuzey sınırının risk altında olması gibi sorunlar ele alınacak konular arasında yer alıyor.
Toplantıların amacı, kalıcı bir barış ve güvenlik çerçevesi oluşturmak; Lübnan’ın egemenliğini ülke topraklarının tamamında tesis etmek, sınırları netleştirmek ve Lübnan’da insani yardım ve yeniden yapılanma için somut adımlar üretmek şeklinde özetlenebilecek hedefleri kapsamaktadır. Taraflar, kendi ulusal çıkarlarını gözeterek yaklaşım sergileyeceklerini ifade etti; ABD ise İsrail için güvenlik garantisi ve Lübnan için egemenlik ile yeniden yapılanmayı sağlayacak bir uzlaşmayı hedefliyor.
ABD’nin açıklamasına göre her iki hükümetin bu sürece olan bağlılığı önemli; kapsamlı barışın, Lübnan devlet otoritesinin tam olarak yeniden tesis edilmesi ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasıyla mümkün olacağı düşünülüyor. Bu adımlar, uzun süredir süren çatışmayı sonlandırma yönünde atılan yeni bir kilit adım olarak görülüyor. ABD, bu süreçte iki ülkenin de çıkarlarını dengede tutmayı ve ilerlemeyi desteklemeyi sürdüreceğini ifade ediyor.
Neler olmuştu? İsrail ile Lübnan heyetleri, ABD arabuluculuğunda yapılan hazırlık görüşmeleri kapsamında 14 ve 23 Nisan’da bir araya gelmişlerdi. 14 Nisan’daki ilk toplantı, 1993’ten bu yana iki ülke arasındaki en üst düzey doğrudan temas olarak kayıtlara geçti; toplantıya ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile iki ülkenin Washington’daki büyükelçileri katıldı. 24 Nisan’daki toplantının ardından, Trump’ın da dahil olduğu görüşmelerin ardından 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin üç hafta daha uzatıldığı duyuruldu.
Öte yandan Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, geçtiğimiz günlerde diplomatik girişimlerle saldırıları durdurmayı desteklediklerini söylese de doğrudan müzakerelere karşı olduklarını yineledi.
