Uzun süredir ambargo altında olan Venezuela, dünyadaki en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerinden birine sahip olmasına rağmen ekonomik açıdan kırılganlığını sürdürüyor. Ülke yönetimi, ABD’nin baskılarının arkasında yalnızca petrol değil, altın, nadirdetraf gibi kilit minerallere erişim istediğini savunuyor ve bu iddia, Orinoco Nehri’nin güneyinde konumlanan ve kısa sürede stratejik bölge olarak kabul gören Orinoco Madencilik Kuşağı ile daha çok gündeme geliyor.
Venezuela’nın küresel maden haritasındaki konumu incelendiğinde, kaynaklar ve uluslararası medya kaynakları dünyanın en geniş kanıtlanmış petrol rezervlerini bu ülkede görüyor. Doğalgaz rezervlerinde dünya sıralamasında altıncı konumda yer alması ve Latin Amerika’nın en büyük altın yataklarından bazılarını barındırması dikkat çekiyor. Ülke, demir cevheri açısından küresel sıralamada yaklaşık 12. ve boksitte ise 15. sırada yer alıyor. Ayrıca Güney Amerika’nın önemli elmas üreticileri arasında da önemli bir konuma sahip.
Son yıllarda nadir toprak elementleri ve özel mineraller, Venezuela için ana gündem maddesi haline geldi. Özellikle koltan olarak adlandırılan mavi altın ve toryum, nikel, titanyum ile kassiterit gibi elementler, elektrikli araçlardan cep telefonlarına, savunma sanayinden yenilenebilir enerji teknolojilerine uzanan geniş bir yelpazede hayati önem taşıyor.
Orinoco Kuşağı resmi olarak 2016’da ilan edildi ve Venezuela topraklarının yaklaşık %12’sini kapsıyor. Hükümet bölgeden 8 bin tonun üzerinde altın bulunduğunu açıklasa da, uluslararası örgütler çıkarılan madenlerin büyük bir kısmının kayıt dışı olarak ülke dışına çıktığını öne sürüyor. Transparency Venezuela raporlarına göre bölgede üretilen gelirlerin sadece küçük bir kısmı devlet hazinesine girerken geri kalanı şirketler ve suç ağları arasında paylaşılıyor; bu, Venezuela’nın yoksul ama zengin ülke paradoksunu derinleştiriyor.
Nadir elementler küresel rekabeti kızıştırıyor. Günümüzde ABD–Çin ticaret savaşlarının merkezinde yer alan nadir toprak elementleri, Çin’in küresel üretim kapasitesi üzerinde belirleyici konumunu sürdürüyor. Bu bağlamda, alternatif kaynaklar arayışı yapan ABD, Venezuela’yı potansiyel bir hedef olarak görmekte ve sahip olduğu rezervlerle stratejik bir rol üstlenebilir.
