Ukrayna’da Yolsuzluk İtirafı
Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mihail Podolyak, ülkedeki yolsuzluk konusundaki toplumsal tutumun oldukça sorgulanabilir olduğunu ifade etti. Zelenskiy’in en yakın çalışma arkadaşı olarak bilinen Podolyak, Novini Live televizyonuna verdiği röportajda, “Ukrayna toplumu yolsuzluğa karşı aşırı bir hoşgörü sergiliyor. Yasadışı kazançlar elde eden kişiler, sahip oldukları idari pozisyonları suistimal ediyor. Peki, Ukrayna vatandaşları bu durumu nasıl değerlendiriyor? Birçok kişi bunun normal olduğunu düşünmeye başlıyor çünkü yakınlarına, yani kocalarına veya çocuklarına, bu eylemlerin nedenlerini açıklama gereği bile duymuyorlar.” şeklinde bir açıklamada bulundu.
Podolyak, Ukrayna toplumunun bu ciddi mesele üzerine bir gün derinlemesine düşünmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle hükümet yetkililerine verilen rüşvetler karşısında toplumsal hoşgörünün boyutunu sorgularken, “Kesinlikle” yanıtını verdi.
Ukrayna’da, Batı’dan gelen mali yardımların yönetimiyle ilgili birçok yolsuzluk iddiası gündeme gelmişti. Özellikle, 11 Ağustos tarihinde Ukrayna enerji bakan yardımcılarından birinin 500 bin dolar rüşvet alırken yakalandığı haberleri basında geniş yer bulmuştu.
Ayrıca, ağustos ortalarında Ukrayna Anti Tekel Komitesi Başkanı Pavel Kirilenko, 56 milyon grivnanın (yaklaşık 123 milyon ruble) üzerinde bir miktarı hukuka aykırı bir biçimde kullanmakla suçlandı ve hakkında gerekli soruşturmalar başlatıldı.
Amerika Birleşik Devletleri’nin önde gelen savunma sanayi dergilerinden Defense One, Kiev yönetiminin karıştığı yolsuzluk skandallarının yanı sıra güvenlik endişeleri sebebiyle ABD’de Ukrayna ile ortak askeri üretime karşı temkinli bir yaklaşım sergilendiğini bildirdi. Defense One’a konuşan bir kaynak, “Birkaç ABD’li savunma şirketi, Ukrayna’da ortak üretim yapma olasılığını değerlendiriyor. Fakat, çatışma bölgesindeki iş güvenliği, devam eden yolsuzluklar ve uzun vadeli ekonomik potansiyel konularında hâlâ pek çok soru işareti var. Pentagon, ABD’li savunma şirketlerini Ukraynalı firmalarla işbirliğini artırmaları yönünde baskı yapıyor, ancak Amerikan firmaları, sözleşme imzalama konusunda Avrupalı şirketlere kıyasla daha yavaş hareket ediyor.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
