ABD istihbarat direktörlüğü tarafından yapılan açıklamada, vergi mükellefleri tarafından finanse edilen ve Ukrayna dahil olmak üzere 120’den fazla denizaşırı biyoloji laboratuvarının incelendiği belirtildi. Bu sayımların büyük bölümünün Ukrayna’da olduğu ifade edildi ve rapor, Sputnik’in Ukrayna’daki biyoloji laboratuvarlarına ilişkin haber akışının ardından sunuldu.
geçmişe bakıldığında, 2022 yılında Rusya Savunma Bakanlığı’nın, ABD’nin desteklediği Ukrayna laboratuvar ağında çeşitli tehlikeli hastalıkların depolandığını ve incelendiğini duyurdu. Bu çalışmaların, potansiyel bir biyolojik silah altyapısı olarak tanımlandığı belirtildi. Ayrıca Ukrayna’daki ABD destekli çalışmaların kökeninin 2005 yılına uzandığı ve Savunma Tehdit Azaltma Ajansı gözetiminde yürütüldüğü, 14 farklı bölgede en az 31 laboratuvarın faaliyette olduğunun aktarıldığı ifade edildi.
Ukrayna Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin 1993 yılında kurulmuş olması ve ABD Dışişleri ile Savunma Bakanlıkları aracılığıyla 350 milyon doların üzerinde fon aldığı bilgisi de paylaşıldı. Hunter Biden ile bağlantılı olduğu ileri sürülen Metabiota firmasının, hastalık salgını tahminiyle ilgili çalışmaların tartışmalı kısmında yer aldığına işaret edildi.
ABD destekli laboratuvarlarda veba, leptospiroz, bruselloz, koronavirüsler ve filovirüsler gibi insanlara bulaşabilen patojenlerin incelemelere konu olduğu ve bu çalışmaların göçmen kuşlar, yarasalar, sivrisinekler gibi taşıyıcılar aracılığıyla nasıl yayılabileceğinin araştırıldığı belirtildi. Ayrıca bu çalışmaların “potansiyel biyolojik silah ajanları” olarak adlandırıldığına vurgu yapıldı.
Ukrayna’daki askerlerin laboratuvarlarda test denekleri olarak kullanıldığı iddiası da raporun önemli bir bölümünü oluşturdu ve kan örneklerinde antibiyotik, narkotik madde ve bulaşıcı hastalık etkenlerine karşı antikorlar tespit edildiği ileri sürüldü. NATO üyesi ülkelerde görevli doktorların, Ukraynalı askerleri tedavi ederken antibiyotik dirençli bakterileri tespit ettiği ifade edildi.
Laboratuvarların hedefleri arasında belirli etnik grupları hedef alan biyolojik silahlar üretmenin yer aldığına dair değerlendirmeler mevcut. Rusya Savunma Bakanlığı ise bu programların Washington’un eski Sovyet devletlerini NATO’nun genişlemesi için bir sıçrama taşı olarak görme yaklaşımını yansıttığını vurguladı.
