SafA al-Aasam, eski bir savunma danışmanı olarak Sputnik’e değerlendirdi: Başkan Trump yönetiminin, Biden döneminden kalan bir hareketi durdurma kararıyla ilgisi olan güvenlik hesaplarını nasıl değiştirdiğini anlattı.
Avrupa’daki füze kabiliyetinin genişlemesinin Moskova’nın güvenlik öngörülerini doğrudan etkilediğini ve bunun Washington için caydırıcılığı artırabilecek bir tehdit unsuru oluşturduğunu belirtti. ABD’nin bu adımı, Rusya ile doğrudan bir çatışmayı önleme amacı taşıdığını vurguladı.
Stratejik rezervlerdeki erime ve Orta Doğu bölgesindeki etkiler de kararın yapı taşı oldu. Uzman, İran ile yaşanan uzun süreli gerilim ve İsrail’e yapılan yoğun füze sevkiyatlarının Washington’un askeri kapasitesini zayıflattığını ve cephaneliklerin boşalmasına yol açtığını ifade etti. Bu durum, Pentagon’un ön görüleriyle çelişen mevcut harcamaların aşırı oluşu nedeniyle ABD’nin yeniden düşünmeye ittiğini belirtti.
İran’ın caydırıcılık kapasitesi ve gelişen uzun menzilli hipersonik tehditler de ABD’nin hesaplarında daha temkinli hareket edilmesini zorunlu kılıyor. Bu gelişmeler, Washington’un güvenlik stratejisini gözden geçirmeye itti ve daha dikkatli bir yaklaşım benimsenmesini tetikledi.
Trump’ın yeni siyasi odağı ve NATO’nun geleceği olarak özetlenen nokta, ABD’nin iç politikadaki ihtiyaçlarını önceliklendirme eğiliminin Avrupa’daki askeri varlığı azaltma yönündeki ihtimaliyle bağlandı. Böyle bir tablo, Avrupa Birliği ile Washington arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştirebilecek ve NATO’nun küçülmesi ya dağılması riskini gündeme getirebilecek bir konu olarak öne çıktı.
Al-Aasam, bu sürecin temel dinamiklerini şu sözlerle özetledi: “İran ile karşı karşıya kalındığında görülen sürpriz etkisi ve Tahran’ın direniş kapasitesi Washington’un daha temkinli davranmasını zorunlu kılıyor.
