ABD’de Yüksek Mahkeme, bağımsız federal kurumların en üst düzey yöneticilerini görevden alma yetkisini önemli ölçüde genişleten iki davaya ilişkin kararlar açıkladı. 6’ya karşı 3 oyla alınan bu kararlardan ilki, başkanın bağımsız düzenleyici kurumların üst düzey yöneticilerini görevden alabileceğini, ikinci davada ise Fed bağlamında bağımsızlık ilkesinin korunması gerektiğini netleştirdi. Kongre’nin uzun yıllardır bağımsız kurum yöneticilerine verdiği güvenceye dair süreçte belirgin bir değişime yol açan bu kararlar, yürütme organının denetim kapasitesini artırdı.
Birinci karar, Trump yönetiminin gündemine karşı çıkan ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) üyesi Rebecca Kelly Slaughter’ın görevden alınmasına ilişkinti. Mahkeme, Slaughter’ın görevden alınabileceğine hükmetti; bunun Fed için emsal oluşturmayacağını özellikle belirtti. İkinci karar ise Lisa Cook’un kinayeli olmayan iddialar nedeniyle görevden alınmasını gündeme getirdi; mahkeme, Cook’a savunma fırsatı tanınmadığını belirterek girişimi durdurdu. Kararda ayrıca Fed’in “benzersiz rolü” vurgulanarak merkez bankasının siyasi bağımsızlığının korunması gerektiği ifade edildi.
Tepkiler ve taraflar arasındaki tartışmalarda Trump, paylaşımlarında kararın “başkanlık yetkileri açısından en önemli kararlarından biri” olduğunu ifade etti ve Lisa Cook’un görevden alınması girişiminden vazgeçmeyeceğini söyledi. Mahkemenin yalnızca usule ilişkin değerlendirme yaptığını savunan Başkan, başkanlık yetkilerinin sınırlarını güçlendirdiğini iddia etti.
Karara karşı muhalefet şerhinde bulunan Yargıç Sonia Sotomayor, çoğunluğun başkanlık yetkilerine ilişkin aşırı geniş bir yorum benimsediğini kaydetti. Sotomayor, kararın yaklaşık 90 yıl süren anayasal dengeyi zedelediğini savunarak, bunun “kaosa yol açacağı” görüşünü dile getirdi.
