Havacılık sektörü güvenlik uygulamalarını yaz sezonu boyunca askıya alma çağrısı yaparken, AB yönetimi bu talebe olumlu yaklaşmadı. Nisan ayında tamamlanan ve Giriş/Çıkış Sistemi olarak adlandırılan EES, Schengen bölgesine kısa süreli giriş yapan AB vatandaşı olmayan yolcuların biyometrik verilerini toplama yükümlülüğü getiriyor; bu süreçte yüz fotoğrafı ve parmak izi gibi veriler kaydediliyor ve ülkeden ayrılırken de kimlik doğrulaması yapılıyor.
Avrupa havacılık sektörü temsilcileri, geçen hafta Avrupa Komisyonu Başkanı’na bir açık mektup göndererek sistemi yaz mevsimi boyunca durdurmayı talep etti. Mektupta, uygulamanın Avrupa turizmine zarar verdiği, havalimanlarında uzun kuyruklar oluşturduğu, uçuşların kaçırılmasına yol açtığı ve Avrupa’nın uluslararası itibarına olumsuz etkiler yaptığı ileri sürüldü. Buna karşılık Avrupa Komisyonu, güvenlik önceliğinin korunacağını savunarak talebi reddetti. Komisyon yetkilileri, sistemin AB vatandaşlarını güvenli tutarken meşru yabancı ziyaretçiler üzerinde minimum etki gösterdiğini belirtti. Kayda geçen tarihe kadar yaklaşık 110 milyon seyahat kaydı tutuldu ve 45 bin kişinin Schengen bölgesine girişine izin verilmedi.
Uygulama ülkeden ülkeye farklı biçimde uygulanıyor; bazı havalimanlarında yolcular biyometrik kayıtlarını kendi kendine oluşturabilirken, bazı ülkelerde işlemler tamamen sınır polisi tarafından yürütülüyor. Şu anda İsveç ve Portekiz, yolcuların işlemleri önceden tamamlamasına olanak tanıyan özel mobil uygulamaları kullanma konusunda öne çıkıyor. Bu farklılıklar nedeniyle yolcular bazen hızlı bir şekilde işlemleri tamamlarken, bazıları saatlerce sınır kontrolünde beklemek durumunda kalabiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre yoğun saatlerde bazı yolcuların beş saate kadar beklediği ifade edildi. Geçici olarak saklanması öngörülen biyometrik verilerin üç yıl süreyle depolanması planı, aynı verilerin yeniden talep edilmesini gerektirdiğinden gecikmeleri de artırabiliyor.
