Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, Ceyhun Bozkurt’un sorularını yanıtlayarak ABD Başkanı Donald Trump’ın Almanya’ya uzun menzilli füze konuşlandırma planını rafa kaldırma kararını analiz etti. Röportajda, ABD’nin Almanya’daki askeri varlığını gözden geçirme hareketinin, NATO içindeki gerginlikler, İran savaşındaki mühimmat sıkıntısı ve Avrupa’daki güvenlik dengesiyle ilişkili olduğu vurgulandı.
Füze kararının iki ana nedeni dedi Olçar; Tomahawk sınıfı füzelerin bataryalar halinde konuşlandırılarak seyir füzesi niteliği taşıdığı ve yaklaşık 2 bin kilometre menzile ulaşabildiği ifade edildi. Bu tür füzelerin alçak irtifa uçuşları sayesinde radar takibi dışına çıkmasının mümkün olduğuna dikkat çekildi; maliyetinin ise yaklaşık 2 milyon dolara kadar ulaştığı belirtildi. Avrupa için bu kuvvet çarpanının öneminin artık tartışılır olmadığına işaret edildi. Geçmişte Almanya dahil birçok ülkede konuşlandırılan bu sistemlerin yerleştirilmesinin sonrasında Türkiye, Fransa ve diğer ülkeler arasındaki dinamikler değiştiğini belirtti. Ancak Trump’ın bu planlardan vazgeçmesi, yalnızca denizden ve havadan atış yapabilen Tomahawk ile sınırlı kalmayıp SM-6 gibi bazı unsurların da iptal edildiğini gösteriyor. Üstelik bunlar hala farklı platformlardan atılabiliyor ve nokta atışı hedeflere odaklanabiliyor.
İki ana sebepten ötürü ABD’nin geri çekilmesi konusuna değinen Olçar, Atlantik ve Avrupa arasındaki güvenlik ilişkilerinin masaya yatırıldığını ifade etti. ABD’nin Avrupa’nın güvenliğine olan katkılarını, silah sistemleri ve harekâtlar üzerinden yeniden değerlendirileceğini anlatırken, ortaklık kırılmaları ihtimalini gündeme getirdi. Ayrıca stoklar konusunda da önemli bir kayıp söz konusu; ellerinde toplamda 3 bin 100 Tomahawk füzesi bulunmakta ve bunlardan bin 200’ünün İran savaşında tüketildiği belirtildi. Üretim konusunda bir şirketin yılda 1.000 füze üretmeyi taahhüt ettiği ve tedarik süreçlerinin uzadığı kaydedildi.
Avrupa Birliği ülkelerinin panik hali hakkında konuşan Olçar, Trump yönetiminin Avrupa’nın korunması konusunda önceki ağırlığını değiştirdiğini ifade etti. Pasifik bölgesine odaklanan bir stratejiyle NATO harekât komutanlıklarından çekilmelerin yaşandığını, Napoli ve Virginia’daki birimlerin de bu süreçten etkilendiğini belirtti. Bu gelişmelerin ardından AB üyesi ülkelerin güvenlik kaygılarının arttığını vurguladı.
ABD’nin Avrupa üzerindeki baskıyı sürdürmek amacıyla kuvvetlerini azaltması düşünüldüğünde, Avrupa’nın kendi kendine yeterliliğini artırması gerektiği uyarısını yaptı Olçar. Avrupa ülkelerinin stoklarındaki alternatif seyir ve balistik füze seçenekleri olsa da bunların yeterli kapasiteyi sunmadığını, birliklerin bu füzeleri kullanacak yetkinliğe ulaşmasının zor olduğunu kaydetti. ABD’nin Avrupa’yı “dize getirme” amacıyla bazı kuvvetleri geri çektiğini belirten uzman, İran ile olası bir çatışmada ve Pasifik’te yaşanabilecek gerilimlerde Washington’un doğrudan destek vermemesinin sinyallerini verdi.
Avrupa’nın kendi ordusunu kurma sürecinde zamanın önemli olduğuna işaret eden Olçar, 2030-2035 yıllarına kadar Avrupa’nın kendi güvenlik mimarisini güçlendirme hedefinde olduğuna dikkat çekti.
Gazeteci Ceyhun Bozkurt’un sorularına yanıt veren Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Almanya’ya uzun menzilli füze konuşlandırma planını geri çekme kararını ayrıntılı bir şekilde ele aldı. Bu kararın, NATO içindeki gerilimler, İran savaşında yaşanan mühimmat sıkıntısı ve Avrupa güvenliğine ilişkin yeni bir denge arayışını nasıl etkilediğine değinildi.
Füze kararının iki temel nedeni olarak Olçar, bataryalar halinde kullanılan Tomahawk füzelerinin yaklaşık 2 bin kilometre menzile sahip olduğunu ve alçak irtifa uçuşları nedeniyle radarlar tarafından kolayca tespit edilmemesinin ön plana çıktığını belirtti. Maliyetin yaklaşık iki milyon dolar düzeyinde olduğuna vurgu yapıldı. Avrupa için bu kuvvet çarpanının öneminin zamanla sorgulanır hale geldiğini ifade etti. Geçmişte Almanya’da da konuşlandırılan bu sistemlerin, ABD’nin planlarından vazgeçmesiyle birlikte artık farklı bir konjonktüre işaret ettiği kaydedildi. Ayrıca SM-6 gibi alternatiflerin iptal edildiği ve bu silahların hâlâ çeşitli platformlardan atılabildiği belirtildi.
İki meseleli geri çekilme nedeni olarak Olçar, Atlantik’in güvenlik mimarisinin yeniden ele alınması gerekliliğini vurguladı. Avrupa’nın korunması konusunda mali ve lojistik yük paylaşımının yeniden tanımlanması gerektiğini söyleyen uzman, Avrupa’daki stoklarda bulunan Tomahawk sayısının önemli ölçüde tüketildiğini ve üretim kapasitesinin sınırlı olduğunu açıkladı.
Avrupa ülkelerinin güvenlik kaygıları bağlamında Olçar, Trump yönetiminin Avrupa’nın güvenliğini önceliklendirmediğini belirtti. Pasifik’e kaydırılan odaklanmanın NATO’nun operasyonel hareketliliğini etkilediğini söyledı. Avrupa ülkelerinin, AB içindeki birlik içinde bile savunma kapasitelerini artırma ihtiyacı duyması kaçınılmaz görünüyor.
ABD’nin stratejide baskıyı sürdürmesi adına kuvvetlerini bazılarına çekmesinin, Avrupa’nın kendi savunmasını güçlendirme ihtiyacını ortaya çıkardığını belirtti Olçar. Avrupa ülkelerinin mevcut füzeler dışında alternatifleri olsa da bunların yeterli kapasite sunmadığını, gerekli birliklerin bu füzeleri kullanma konusunda yeterli eğitime sahip olmadığını kaydetti. İran ile olası çatışmalarda ve Pasifik gerilimlerinde ABD’nin doğrudan müdahalesinin sınırlı olabileceğini aktardı.
Avrupa’nın kendi ordusunu kurma süreciyle ilgili olarak Olçar, 2030-2035 hedefleriyle kendi güvenlik altyapısını inşa etme ihtiyacı üzerinde durdu.
